Hakan Fidan’ın Söylemi

Olay Bilgileri 

Olay Tarihi: 16 Temmuz 2023

Olayın Yeri: Endonezya

Fail(ler)in kimlik bilgileri Dışişleri Bakanı ve MİT Eski Müsteşarı Hakan Fidan

Kaynak: https://www.yenisafak.com/gundem/fetoye-dunyayi-dar-edecegiz-4545599

Nefret Söylemi Analizi

Nefret söylemi beyanının transkripsiyonu:“Yeni dönemde de kurumlarımızla eş güdüm ve dostlarımızla etkin iş birliği içinde dünyayı FETÖ’ye dar etmeye devam edeceğiz.  

Nefret söyleminin hedef kitlesi/grupları: Bu açıklamadaki nefret söylemi, Gülen hareketi üyesi olduğu iddia edilen kişilere yöneliktir.

Nefret söyleminin gerekçesi:Nefret söyleminin hiçbir gerekçesi olamaz. Nefret söyleminin kökleri genellikle önyargı, hoşgörüsüzlük ve bireyleri gerçek veya algılanan aidiyetlerine, özelliklerine veya inançlarına göre küçük düşürme veya onlara zarar verme arzusundan kaynaklanır.

Nefret söylemi beyanının analizi: Fail, ifadesinde ‘FETÖ’ tabirini kullandığı için Gülen hareketi mensuplarını veya hareketin üyesi olduğu iddia edilen kişileri kastediyor. Burada, “FETÖ”nün Türk hükümeti tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nde ikamet eden bir Türk İslam alimi olan Fethullah Gülen’in takipçilerini (Gülen hareketi) damgalamak ve marjinalleştirmek için kullanılan aşağılayıcı bir etiket olduğunun altını çizmek  önemlidir. Medya kuruluşunun internet sitesinde bu terimin kasıtlı olarak kullanılması, olumsuz klişeleri sürdürmekte ve Gülen hareketiyle ilişkilendirilen kişilerin damgalanmasına katkıda bulunmaktadır. Nefret söyleminin özellikleri, bağlantıları veya inançları temelinde belirli grupları veya bireyleri hedef aldığını ve onlara karşı nefrete küçük düşürmeye, marjinalleştirmeye veya kışkırtmaya hizmet ettiğini kabul etmek önemlidir. Açıklama, Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler için “FETÖ” tabiri kullanılarak ayrımcı ve zararlı söylemin büyütülmesine katkıda bulunuyor. Bu tür bir dil, olumsuz algıları daha da pekiştirir, toplumsal bölünmeyi, nefreti körükler ve hedef grubun ötekileştirilmesine ve ayrımcılığa uğramasına yol açabilir. Açıklamada ayrıca fail Gülen hareketine karşı nefret ve hıncın devam edeceğini belirtiyor ki bu söylem doğrudan şiddete ve keyfi gözaltılara teşviktir. Ayrıca Hakan Fidan’ın 2010-2023 yılları arasındaki MİT Müsteşarlığı döneminde binlerce Gülen hareketi mensubu işkence gördü, bazıları öldürüldü ve Gülen hareketine bağlı onlarca kişi kaçırıldı

Bağlamsal bilgi: Dışişleri Bakanı ve Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı eski Müsteşarı Hakan Fidan açıklamasında “FETÖ” nefret söylemini kullanıyor. “FETÖ” aşağılayıcı bir terimdir ve Türk hükümetinin Temmuz 2016’daki başarısız askeri darbeden sorumlu terörist bir grup olarak ilan ettiği inanca dayalı Gülen hareketine atıfta bulunmak için ortaya çıkmıştır. Hareketin ABD’de yaşayan lideri Fethullah Gülen, darbeyle herhangi bir ilgisi olduğunu reddedmektedir. Bununla beraber Avrupa Birliği ve ABD, Türkiye’nin grupla ilgili görüşlerini benimsemeyi reddetti. Açıklamanın bağlamı, “FETÖ” teriminin Gülen hareketiyle ilişkili kişileri etiketlemek ve damgalamak için potansiyel olarak kötüye kullanıldığını gösteriyor.

Açıklamanın etkisi:“FETÖ” teriminin kullanılması, Gülen hareketiyle bağlantılı kişilere karşı daha fazla damgalama ve ayrımcılığa katkıda bulunabilir ve keyfi gözaltıları meşrulaştırma gerekçesi olabilir. Bu nefret söylemi, olumsuz klişeleri sürdürme ve Gülen hareketi için düşmanca bir ortam yaratma potansiyeline sahiptir.

Sonuç

Açıklamada, Gülen hareketi ile bağlantılı kişiler için aşağılayıcı “FETÖ” ifadesinin kullanılması nedeniyle nefret söylemi bulunmaktadır. Nefret söylemi, özelliklerine, bağlantılarına veya inançlarına göre belirli grupları veya bireyleri hedef alır ve onlara karşı nefreti küçük düşürmeye, marjinalleştirmeye veya kışkırtmaya hizmet eder. Bu tür nefret söylemlerinin kullanılması, olumsuz klişeleri devam ettirir, bireylerin damgalanmasına katkıda bulunur ve bir ayrımcılık ve toplumsal bölünme ortamını besler. Nefret söyleminin zararlı etkisini kabul etmek ve eşitlik, adalet ve aidiyetleri veya geçmişleri ne olursa olsun tüm bireylere saygı ilkelerini destekleyen sorumlu gazeteciliği teşvik etmek çok önemlidir.